Bulut Bilişim: Yeni Bir Paradigma

Yazdır PDF

Geçmişten gelen tecrübelerimiz ile Bulut Bilişimin algılanması ve yorumlaması, yani bu yeni paradigmanın devrimsel süreçleri ile sunduğu yeni iş modelinin genel-kabullenebilirliği, haliyle kolay olmayacaktır.

Bulut Bilişim: Yeni Bir Paradigma Geçen sene okuduğum bir makalede 20. yüzyıl başlarında ilk otomobiller ortaya çıktığında “atsız taşıma“ (horseless carriage) olarak isimlendiriliyormuş. Çünkü yüzyıllarca “taşıma; at ve onun çektiği araç” olarak algılanıyordu.

Bu yüzden ilk otomobiller, yine atın çektiği taşıma aracı ile –şekilde de görüleceği üzere- şeklen aynı imiş, tek fark atın olmamasıymış. Çünkü o dönemde mühendisler, aslında daha güvenli ve hızlı araçlar tasarlayabileceklerini, başlarda söz konusu bu paradigma nedeni ile tasavvur edememişler.

Hatta o dönemde kişisel taşımacılık sadece zenginlere mahsusmuş ve her aracın mutlaka bir hususi şoförü varmış. Dolayısı ile otomobilin mucidi olarak anılan Daimler, otomobil üretiminin yüksek maliyeti ve hususi şoför bulma sıkıntısı nedeni ile! uzun vade otomobil pazarı geleceğini; araç sayısının 1 (bir) milyonu geçemeyeceği şeklinde yorumlamış – fakat tahminin aksine o yıllarda otomobil üretimi 8 (sekiz) milyon olmuş.

O dönemdeki algı ve yorum ile bu yeni paradigmanın başlarda araba endüstrisini nereye götüreceği kestirilememişti. Şimdi ise Bulut Bilişim, sunduğu yeni konsepti ile özümsenmeye ve kabul görmeye aday, yeni bir paradigma ile ortaya çıkmıştır.

Bulut Bilişim Kullanımı

Farkında olun ya da olmayın aslında bulut bilişimi hem kişisel hem de kurumsal olarak (e-posta, online bankacılık, sosyal paylaşım siteleri, e-devlet portalı vb.) kısmen de olsa kullanıyoruz.

Örneğin biz, 2009 yılında, 6 aylık süreli bir projemizde, SharePoint portalı; proje ekibi yönetim aracı olarak (doküman paylaşımı, proje planı zaman ve kaynak yönetimi, görevlendirme, duyurular, takvim, Wiki) bir servis sağlayıcısından aylık kiralamak suretiyle, internet üzerinden ve mobil cihazlarımızdan güvenli bir şekilde (SSL, kullanıcı yetki ve rolü ile) kullandık.

Bulut Bilişim: Yeni Bir Paradigma

Bunun için; ne -internet ortamında herkesin erişebileceği şekilde gerekli network konfigürasyonuna, ne –tabi ki bir sunucuya, ne -SharePoint lisansını satın almaya ve ne de -tüm bunları kurup konfigürasyonunu yapacak bir uzmana ihtiyacımız oldu.

Tüm bu gerekli platformun (yazılım, donanım) ve ilgili uzmanın ücretini ve hatta konfigürasyon işlemlerinin alacağı zamanı düşünün. Emin olun 15 dakikada ve söz konusu maliyetin belki yüzde 1’in den de az aylık ödediğimiz kira bedeli (15.95$) ile bu operasyonumuzu kolayca gerçekleştirdik.

Bulut Bilişim İle Yeni İş Modeli

Bulut Bilişim: Yeni Bir Paradigma Bulut Bilişim bu yeni paradigması; zaman içinde olgunlaşan yeni teknolojik süreç ve platformlar ile organizasyonların iş-odaklı modellerinin değişmesini sağlayacaktır.

Kurum ve organizasyonlar bu yeni iş modeli ile bilişim hizmetlerinin süratle, verimli ve maliyet etkin bir şekilde yerine getirilmesine konsantre olacak ve bu talebin kaç sunucu, hangi yetkinlikteki BT uzmanı ile yapılacağı, lisans ihtiyacı olup olmadığı ve ne kadar sürede yerine getirileceği konuları ile artık ilgilenmeyecektir.

Tabi bu yeni iş modeli teknoloji ile sağlanacaktır. Bu sayede talep edilen BT hizmetleri, daha ölçülebilir ve hesaplanabilir bir şekilde yerine getirilme kapasitesi artırılmış olacaktır. Aslında kullanılan kaynaklar (donanım/uzman personel, uygulamalar) aynı olacaktır. Değişen şey ise; BT hizmetinin, internet üzerinden daha ölçülebilir, hızlı, maliyet etkin ve güvenli bir şekilde veriliyor olacağıdır.

Bu noktada hem söz konusu hizmeti veren hem de bu hizmetleri kullananlar açısından kazan-kazan modelinden söz edebiliriz ancak burada en önemli fayda çevre ve doğamız için söz konusu olacaktır ki belki bu konuyu ayrı bir makalede değerlendiririz.

Veri Güvenlik Kaygıları

Bulut Bilişim: Yeni Bir Paradigma Yıllarca kişisel finans bilgilerimizin bankaların veri merkezlerinde güvenle tutulduğuna inanarak ve güvenerek hesaplarımızı açtık ve paralarımızı yatırdık. Teknolojinin ilerlemesi ile finans yönetimini online olarak –bir aracı (kişi) kullanmadan- internet üzerinden yapmaya başladık. Bu sayede “annemizin evlenmeden önceki soyadı” bilgisinin güvenlik kriteri olarak sorgulanmasından biraz da olsa uzaklaştık – eskiden “kızlık soyadı” diyorlardı neyse ki bu insanlık ayıbından kurtulduk.

Tabi erişim konusundaki zafiyetlerden dolayı kötü niyetli kişiler tarafından hesaplarımızda yapılan operasyonlar ile güvenlik endişeleri oluştu. Sonrasında bankalar erişim konularında daha iyi önlemler aldı ve kişiler üzerinde de gerekli bilinçlendirmeler sürekli olarak yapılarak belli bir olgunluğa gelindi.

Bu noktada akıllara şu soru gelecektir; “Bizim için hassas olan verilerin daha güvenli hale gelmesi için başımıza kötü olaylar gelmeden önce 100% güvenlik önlemleri alınamaz mı ya da önceden düşünülemez mi?” Bence, maalesef. Bu sürekli kendini iyileştiren bir süreçtir.

Aslında mühendislik ve onun aracı teknoloji, insanın doğa ile mücadelesi ile başlamış ve devam etmektedir.

Bugün güvenle bindiğiniz ve en güvenilir ulaşım aracı olan uçağın, bu seviyede güvenilir hale gelmesine katkı: – geçmişte düşen uçaklar ve içinde ölen insanlardır. Bu hazin öyküler ile oluşan hassasiyetler sonucu mühendislik yine doğandan faydalanarak kendini yeniledi ve ihtiyaç duyulan güvenlik/konfor insan yararına sürekli geliştirildi. Ve bu devam edecek.

Dediğim gibi güvenliğin hiçbir zaman mutlak bir sonu olmayacak. Bize düşen, belli bir noktada gerekli riskleri ve karşılık önlemleri alarak teknolojiye güvenmektir.

Bulut Bilişim: Yeni Bir Paradigma Aksi durumda, verdiğim örnekler kapsamında; daha güvenli olduğunu düşünerek banka yerine paramızı yastık altı yapmak, en güvenilir araç olduğu bilindiği halde uçak yerine arabayı tercih etmek, daha önceki makalemde de vurguladığım üzere, felaket senaryoları ile dolu kafamızı kuma gömerek güvende olduğunu düşünen deve kuşu benzetmesinden farkımız olmayacağını bir kez daha vurguluyorum.

Son olarak; bana göre kronik hastalığımız olan; ”teknoloji önce bir olgunlaşsın da sonra bakarız “ yaklaşımı, maalesef teknolojiyi her defasında ıskalıyoruz anlamına geliyor. Çünkü teknolojiyi kullanmak üzere -bize göre- olgunlaşmasını beklemek aslında o teknolojinin demode olması demektir.

Ancak yeni teknolojiyi kullanarak ve hatalarını karşılık önlemler alarak gelişmesine katkıda bulunabiliriz ve bu yeni paradigmaya bir an önce adapte olarak fırsatları kaçırmamış oluruz.

Daha :

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile